Sanat ve Estetik

tarafından
116
Sanat ve Estetik

Estetik ve Sanat
Estetik konusu daha önce felsefe düşünürleri tarafından gündeme getirilmiştir. Felsefe konuyu herkes için ortak sayılabilecek güzellik kavramını ele alırken tartışılmıştır. Ortak kanı ise insanda haz uyandırabilecek eserlerin estetik sayılması kabul görmüştür. Duyguya indirgenebilecek bağımsız bilgi dalı estetik olarak adlandırılır. “Güzel” üzerine estetik düşünme, ne olduğuyla ilgili açıklamadır.
Estetik ve estetik nesne arasındaki ilgiyi gösteren kavram olarak bilinmektedir. Estetiğin odaklandığı şey güzelliktir; haz güzelliğiyle ilgilenir.
Güzelliğin felsefesi olarak ortaya çıkan estetik, insan tarafından yapılan ya da doğada bulunan güzel şeylere yöneliktir; deneyimlerimiz ve yargılarımızda bahsedilen değerler, tutumlar ve standartlardır aslında.
Estetik ve sanat arasında bir ayrım yapmak gerekir. Fakat sanat içerisinde adeta bütünleşen estetik ayrılmaz bir bütünü oluşturmaktadır.
Estetik, doğa ve sanat güzeli konu edinir. Estetiğin, doğanın veya sanatın ayrımı olmadan doğrudan güzelliğe yönlendirildiği yerlerde, sanat felsefesi, sanatta sadece sanat ve güzelliğe yönelir. Burada sanat felsefesini açıklamak ve estetik ile sanatın ortak yönlerine bakmak gerekir.
Sanat felsefesi, insan tarafından yaratılan eserlerle ilgilenen ve sanatın yaratımlarının ve zevklerinin anlamını inceleyen felsefenin bir koludur. Doğanın güzelliği de bir estetik dalı.
Sanat felsefesi sadece sanatın güzelliği ile ilgilenir. Estetik, sadece sanat felsefesinden daha fazlasıdır. Kıyıya çarpan güneşin batışı ve dalgaları estetiğe tabi olsa da, sanat felsefesine konu düşmez. Sanatın bir resmi hem felsefenin hem de estetiğin konusudur. Sanat felsefesinin temel kavram ve problemleri, estetiğin temel kavramları ve problemleridir.
Sanat felsefesinde “sanatçı”, “sanat eseri”, “sanat eserini ortaya koymada etkinlik” ve “takdir” gibi kavramlar dikkate alınmıştır. Sanat eserini yaratan kişi sanatçı; kendi alanına göre bazı malzemeler kullanır; O onları oluşturur. Sonuç bir üründür. Bu ürün takdir edilirse, bu bir sanat eseridir.

1. Estetiğin Temel Soruları Nelerdir?
Güzellik nedir?
Bunu çok güzel yapan faktörler nelerdir?
Güzellik, onu algılayan konudan bağımsız bir değer midir?
Sanat nedir?
Sanat eserine estetik tepki ve doğanın güzelliğine estetik tepki arasındaki fark nedir?
Sanat eseri nasıl ortaya çıkarılır?

2. Felsefede Sanat
Felsefe açısından, sanatın ne olduğu, hangi sanatın oluştuğu, sanatçının eserini nasıl ortaya koyduğu. Filozoflar bu sorulara farklı açıklamalar getirmişlerdir.
a. İmitasyon Sanatı
Bu anlayışa göre, doğanın mükemmelliği ve güzelliği vardır. Sanatçı doğada var olan bu güzelliği taklit ediyor. Taklit gerçeği anlattığı ölçüde daha doğrudur, daha güzeldir. Platon ve Aristo, sanatın bir taklit ürünü olduğunu iddia etmiştir.
b. Yaratılış Olarak Sanat
Bu anlayışa göre, doğada ideal güzellik ve mükemmellik yoktur. Değişim dünyasında değişmeyen, ölüm dünyasında ölümsüzlüğe ulaşmaya çalışan kusursuzluğu yaratan sanatçıdır. Sanatçı kişiliğini ve yaratıcı gücünü işinde işaretlemezse ürettiği üründe estetik bir değer yoktur.
Bu teoriye göre, doğa ürettiğinde, bir benzerlik sadece sanat eserlerinden bahsedilebilir ve sanat eseri doğadan daha fazladır. Sanatçı, izlenimlerini doğadan bir anlatıya çıkarmak, birleştirmek ve dönüştürmek için hayal gücünü ve yaratıcı yönünü kullanıyor. Eşsiz ve eşsiz olmalı. Floransa bu görüşün temsilcisi.
c. Sanat ve Oyun
Bu yaklaşım sanat ve oyun arasında bir bağlantı kurar. Buna göre oyun ve sanat insanları gerçekçi olmayan bir dünyaya yönlendiriyor. Hayal gücüne dayanır; Fayda değil, faaliyetlerin kendileri için. Oyun oynarken ve sanatla uğraşırken, insan onu meşgul eden problemlerden uzaklaşır, neredeyse kendini unutur ve mutlak özgürlüğe sahiptir. Temsilcisi Schiller
Schiller’in dediği gibi, “İnsan oynadığı sürece, insanla doludur” demek, sanatı ancak gerçek özgürlüğe getirebileceği anlamına gelir.

3. Sanat Çalışması
Bir şeyin bir sanat eseri olarak görülmesi için belirli özelliklere sahip olması gerekir.
· Farklı doğal nesnelerden sanat eserleri. Güzel olsalar bile, sanat eseri olamazlar.
* Sanatın ana özelliklerinden biri, insanın yaratıcı gücüne bağlı olmasıdır. İnsanın estetik tutum ve değeriyle yaptığı duyumsal veya entelektüel bir etkinliktir.
· Sanat eseri kendisine yöneltilen alıcı için bir değer taşır.
· Sanat eseri benzersiz ve eşsiz niteliklerdir. Çünkü sanatçı, çalışmalarını bir kez açığa çıkarma sürecinde duygularını deneyimleyebilir; o tekrar edemez. Mehmet Akif bir zamanlar milli marşı yazarken duygularını yaşadı. Bu yüzden, “Marşı tekrar yazamam” demiştir. Buna göre seri olarak üretilen nesneler eser olarak kabul edilemez.

Sanat eserinin estetik zevkinden ve heyecanından başka bir amacı yoktur. Pratik amaçlar için yaratılan nesneler sanat eseri olarak kabul edilemez.

 4. Estetiğin Temel Kavramları
Güzellik sorunu
Güzellik neredeyse her filozofta farklı olarak tanımlanır.
Plato, güzelliği bir fikir olarak görür. Platon’a göre, sanat güzel fikrini taklit ettiğinden, fikir ne kadar yakın olursa, o kadar güzel olur.
Aristoteles’e göre, güzellik uyum, düzen, sınırdır. Güzel olamaz, insan algısının ve anlayışın gücünün sınırlarını aşan bir şey olamaz.
Plotinolara göre güzellik, evrendeki İlahi aklın parıltısıdır. Eğer İlahi aklın bir payını almazsa, madde çirkindir.
Hegel’e göre, güzellik mutlak ruhun algılarıdır. Başka bir deyişle, her şeyin prensibi, duyulara fikrin ortaya çıkmasıdır.
Kant’a göre, güzel olan, ilgisizliğin nesnesidir. Güzel, pratik olmayan bir düzen var.
Güzellik sorunu, doğa ve sanat güzellik sorununun ne ile iç içe olduğu.
Sanat felsefesinin konusu sanatta güzeldir. Bazı filozoflar, sanat güzelliğinin doğayı “doğa mimikleri sanatı” (Oscar Wilde), “romantik hale geldikten sonra dağların güzelleştiği” (Delacroix) gibi kelimelerle anlamamıza neden olduğunu söyler.
5. Estetiğin Ana Sorunları
a. Estetik Yargıların Yapısı
Estetik yargılar dini, bilimsel ve ahlaki yargılardan farklıdır. gösterir.dersimiz.com
Dini kararların, ahlaki yargıların eylemlerle ilgili olduğu inanca bağlı olduğu durumlarda, estetik yargılar “güzel” veya “çirkin” olarak tanımlanan bir varlık için takdire değerdir.
Bilimsel yargılar objektif olduğunda, estetik yargılar özneldir; insanlar göre değişir.
b. Ortak Estetik Yargılar Var mı
Yoksa Güzellik, üzerine kurduğumuz bir şey mi? İki karşıt görüş vardır: bir nesnelci görüş ve diğer öznel düşünür.
Nesnel görüşe göre, eser güzellik değerini kendi içinde taşır. Güzellik insandan bağımsızdır. Bir nesne güzelse, alınıp alınmadığı, güzel olmaya devam eder. Bu görüşte olanlar, ortak estetik yargıların varlığını kabul ederler.
Subjektif fikir, insandan bağımsız bir estetik değer olmadığını savunuyor. Bu görüşlere göre bir eser değerini, estetik yaşamdan insanda uyandırdığı duygulardan alır. Aksi takdirde, eser kendi başına estetik bir değer taşımamaktadır.
Bu nedenle, bu görüşlere göre, ortak bir estetik yargılama söz konusu olamaz.
bağlı.

Ortak Estetik Yargılar Varlığını İnkar Edenler
Her eserin kendi özelliği vardır. Özelliklerde hiçbir kural yoktur, prensip yoktur, bu herkesin takdirini ölçebilir. Herhangi bir takdir eşit derecede doğrudur.
Sanatın her eseri sanatçının kendi benliğinden türediği için, sanatçının ruhunun estetik takdirine dair genel bir yargılama söz konusu olamaz. Bireyler sanatçıların yapıtlarından kendi manevi yapılarına göre farklı izlenimler alırlar ve farklı sentezlere ulaşırlar. Bu görüşün önemli temsilcisi Crocce.
Ortak Estetik Yargılar Varlığını Kabul Edenler
Bu anlayışa göre, bireyin kişisel deneyimi, alışkanlıkları, tercihleri ​​ne olursa olsun, güzelliğin tüm nesnelerde farklı dereceleri vardır. Mesela dünyada hiç kimse kalmamış olsa da Selimiye Camii güzelliğin değerini taşıyacaktır.
Platon: gerçekten güzel bir fikir var. İdealler, diğer şeylerin yanı sıra kendilerinden daha güzel. Gerçek güzellik, asla değişmeyen gerçek olan güzellik fikridir. Her akıllı varlık için iyi bir fikir yaygındır. Çünkü akıl tarafından kavranır.
Aristoteles: güzellik, uyum, orantı ve boyut bir araya getirildi.
Hegel: güzellik, mutlak ruhun duyusal nesnelerde görünür hale gelmesidir.
Kant: güzellik nesnenin taşıdığı bir değerdir. İnsanlar duygularına göre sevdikleri veya sevmedikleri şeyleri değerlendirir. Estetik yargı, takdir duygusuna dayanır. Ona göre, bu takdir duygusu, her insanda bulunan ortak takdir tarafından açıklanmaktadır. Kant’a göre, bir kişi bir sanat eseri karşısında “bu güzel” diyorsa, başkalarının onu güzel bulmasını istiyordur. “Şiir güzel diye adlandırırsam, herkesin onu güzel bulmasını beklerim.” Güzel tat, bir kafi zevk. İnsanlar ilgilerini dikkate almadan bir nesle dönüştüklerinde aynı güzelliği görecekler.