Sayı 2 Sunuş

tarafından
47
Sayı 2 Sunuş

SUNUŞ

Merhaba

2003 Nisanında birinci sayımızla internet ortamında yayın hayatımıza başlamamızdan bu yana dört ay geçti. Sanat ve Bilgi adıyla başlattığımız yeni atılımın hatırı sayılır derecede bir ilgiyle karşılanması bizleri çok memnun etti.

Bizler uluslararası boyutta çok daha geniş bir kitleye hitap etme çabalarımızı Temmuz 2003’deki bu ikinci sayımızla sürdürüyoruz. Bu arada dergimize iki genç arkadaşımız da katılmış bulunuyor: Güneş Kallem (Çevirmen Yrd.) ve Pelin Özyiğit (Düzeltmen). Kadromuzu zamanla daha da geliştirmeyi planlıyor ve dergimizi her yeni sayımızda daha da gelişen bir çizgiye taşımayı arzuluyoruz. Gerek bilimsel katkı sağlayan yazarlarımıza (Başta, birinci sayımıza iki yeni ve özgün makaleyle katkı yapan Prof. Dr. Semavi Eyice, olmak üzere Gündegül Parlar, Doç. Dr. Müzeyyen Sevinç, Yrd. Doç. Dr. Oya Abacı ve Nil Göksel’e)  gerekse okuyucu kitlemize, bizi övgüleriyle cesaretlendiren mektupların yazarlarına, sitemizin tanıtımını yapan basın-yayın organlarına teşekkürü bir borç biliyoruz.

İkinci sayımızda yer alan yazılara kısaca bir göz atarsak: Bu satırların yazarı tarafından: “Silivri’nin Batısından Karadeniz’e Kadar Uzanan Anastasios Suru” başlıklı bir bilimsel makale sunulmaktadır. Burada, zamanın acımasız bir şekilde tahrip ettiği bu surların sanat tarihindeki yeri ve önemine dikkat çekilerek, insanlığın ortak bir mirasına geç de olsa sahip çıkmak gereğine işaret edilmiştir.

Mastır’lı sanat tarihçisi, Gündegül Parlar’ın: “Anadolu’da Hayvan Figürlü Yaygılar” başlıklı makalesinde ilgi çekici bilgiler sunulmaktadır.

Resim Dalında Yüksek Lisans’lı, sanat eğitimcisi  Gülcan Başar Akkaya, tarafından da “Türkiye Cumhuriyeti’nin Atatürk Dönemi Kültür ve Sanat Anlayışı” başlıklı bir makalede günümüzün kültür ve sanat politikaları oluşturulurken Atatürk Dönemi Türkiyesi’nin kültür ve sanat anlayışının daima göz önünde bulundurulmasının gereği çarpıcı bir bütünlük içinde vurgulanmaktadır.

Mastır’lı sanat tarihçisi Nil Çemen’in: “17. Yüzyıl Hollanda Resminden Bir Kesit: Meindert Hobbema’nın: Middelhernis Yolu”adlı makalesinde ise: Hollanda’da Barok sürecin önemli bir başyapıtı ikonografik ve ikonolojik anlam boyutlarıyla irdelenerek, sanat ve bilgi ilişkisinin 17. yy. Hollandası’nda nasıl bir estetik dile döküldüğü vurgulanmaktadır.

Son olarak da, sanatçı ve sanat eğitimcisi Doç. Dr. Ümran Bulut tarafından “Alois Riegl (1858-1905)” ile ilgili olarak Wolfrang Kemp tarafından yazılmış bilimsel makalenin titiz bir çevirisi yer almaktadır.

Sanat ve Bilgi’nin içerdiği konular oldukça geniş bir alana yayılmaktaysa da genelden özele inen ciddi ve tutarlı yüksek bir ideale hizmet etmeyi hedeflemiş bulunuyoruz. Dergimizin temel hedefi güzel sanatlar alanının (başta resim sanatı olmak üzere) bilgi ve sanat eğitimiyle (öncelikli olarak yüksek öğretim olmak üzere) ilişkisini kuracak, çağımızın gerektirdiği yeni açılımlara ulaşmaya hizmettir. Buna bağlı olarak: sanat tarihi, arkeoloji, müzecilik, sanat felsefesi (estetik), sanat antropolojisi, sanat sosyolojisi, sanat psikolojisi gibi bilimsel disiplinlerle ilgili nitelikli yazı ve çevirilere yer vererek, elde edilen tutarlı ve sağlıklı bilgilerle sanat eserlerinin doğasının nasıl ilişkilendirilmesi gerektiği konusunda özgün, çağdaş, yeni değerlendirmelere ve etkinliklere zemin hazırlamaya da çalışmaktayız.

Aslında, bilimsel değere haiz nitelikli bilgilerin sanat camiasının dikkatine sunulması, bizlerin ve insanlığın ortak mirasının, sanat yoluyla yeniden yüce bir gayeye hizmet etmek amacıyla -uluslararası kriterlerle kabul görecek bir estetik yetkinlikle- aktarılmasını sağlamak amacına yöneliktir. Bu yayın faaliyetimiz doğrultusunda, sanatın tüm alanlarına ve sanatla ilgili diğer bilim dallarına, sanat ve bilgi ilişkilerinin, çağımızın gereğine hizmet edecek yeni bir anlayışla kurulmasına katkıları ölçüsünde hak ettikleri yerleri vermeye gayret edeceğiz.

Sanat ve bilgi ilişkilerinin sağlam ve tutarlı birliği çerçevesinde kurulması gereken yeni bir sanat anlayışının, ülkemizin tüm tarihî, arkeolojik, kültürel ve sanatsal birikimini tüm insanlığın yararına, uluslararası arenada ve Bilgi Çağı’nın gerçeğini yakalayarak geçerli olacak yetkin bir çağdaş estetik bilinciyle sunması acil bir ihtiyaç olarak belirmiş durumdadır. Böyle bir senteze ulaşılabilmesi için de evrensel ve ulusal birikimlerin tüm insanlığın yararına ortak bir potada eritilebilmesi gerekmektedir.

Geniş bir bilgi ağının dünyayı kucakladığı, bilim ve teknolojinin başdöndürücü boyutlara ulaştığı çağımızın önemli problemlerinin başında, insanlığın geleceğe umutla bakmasını sağlayacak temel özlerin yakalanabilmesi gelmektedir. Buna bağlı olarak, insanlığın geleceğini olumlu yönde etkileyecek bilimsel ve sanatsal söylemlerin hayatımıza girmesi gerekmektedir. Hem ülkemiz hem de insanlık için bilimsel, kültürel ve sanatsal tıkanıklığın giderilmesi amacıyla hepimize düşen görevlerin ortak bilinciyle yola çıktığımız bu yayın faaliyetinin yararlı bir hizmeti gerçekleştirebilmesi, bizlerin çabalarıyla birlikte sizlerin de öneri, katılım ve desteklerinizle mümkün olabilecektir.

Bu amaçla, Sanat ve Bilgi dergisinin geniş tutulan çerçevesine girebilecek her türlü konuya yönelik, her türlü faaliyet ve görüşlerinizi bizlerle paylaşmanızı, dar görüşlü yayın organlarının içine düştükleri açmazları ve verimsizlikleri yaşamaksızın sağlıklı bir senteze ulaşmayı gerçekleştirebilmek için umuyor ve bekliyoruz.

 

İstanbul,
Temmuz 2003
Parlak Bir Gelecek Kurulması Dileğiyle
Prof. Dr. Tayfun AKKAYA