Sayı 3 Sunuş
tarafından
201
Sayı 3 Sunuş

Merhaba

Sanat ve Bilgi adıyla başlattığımız ve uluslararası bir etkinliğe ulaştırmayı hedeflediğimiz internet dergimiz, yayın hayatına şimdi sizlere sunduğumuz üçüncü sayısıyla devam ediyor. Öncelikle, dergimizi yakından izleyenlere, eleştiri ve desteklerini esirgemeyenlere ve büyük bir ilgiyle karşılayan ve sayıları azımsanamayacak boyutlara ulaşan tüm okuyucularımıza teşekkür ederiz.

Üçüncü sayımızda yer alan üç yazıdan ilki: bu satırların yazarına ait olup, “Silivri’nin Kaybolan Kiliseleri” başlıklı bilimsel çalışmadır. Bu makalenin, Sanat ve Bilgi dergisinde yer alış amacı, insanlığın ortak kültürel ve sanatsal mirasına sahip çıkılmasının önem ve anlamına işaret ederek; son yıllarda artarak devam eden duyarsızlıklarımızın, bir gün bu ülkenin tüm millî değerlerini hiçe sayan, tarih bilincini ve öz kimliğini kaybetmiş; her devre ait tarihî, arkeolojik, doğal ve sanatsal zenginliklerine karşı en ufak bir merak dahi duymayan, bencil ve acımasız bir kuşak yetiştirme tehlikesinin ortaya çıkmış olduğu gerçeğini bir kez daha seslendirmektir. Bu gerçek, algılanamıyorsa bu tip konuları, tekrar tekrar dile getirmek de dergimizin misyonu içindedir.

Üçüncü sayımızın ikinci yazısı: genç kuşak sanat tarihçilerimizin en önde gelenlerinden olan ve Sakarya Üniversitesi’nde Arkeoloji Bölümü Başkanı olarak görev yapan Doç. Dr. Engin Beksaç’ın özgün ve çok dikkat çekici değerlendirmeler yapan bilimsel makalesidir. “AtlıAğaç ve Kadın” başlıklı bu değerli çalışmasını, ilk kez dergimiz kanalıyla bilim ve sanat dünyasının değerlendirmelerine açtığı için Engin Beksaç’a teşekkürü bir borç biliyoruz. Bu ikonografik ve ikonolojik çalışmasıyla Engin Beksaç, Sanat tarihi ve Türk sanatı tarihi araştırmalarının açılmak zorunda olduğu yeni boyutun da temsilcisi olmaktadır.

Üçüncü sayımızın son makalesi ise: hem Çağdaş Türk Resmi’nin genç kuşak sanatçılarından hem de sanat tarihi dalında çeviri, kitap ve makaleleri olan sanat eğitimcisi ve akademisyen Doç. Dr. Ümran Bulut’un: “Türk Resminde Kurtuluş Teması” başlığını taşımakta olup, bu çalışmanın dergimizde yer almış olması da son derece anlamlıdır.Bilhassa, içinde bulunduğumuz şartlarda ve günlerde Atatürk dönemini her yönden irdeleyen ve bizi biz yapan kavramları gerektiği şekilde her zaman dile getiren yazılara şiddetle ihtiyaç duymaktayız. Ümran Bulut’un bu yazısı aynı zamanda, birçok yönden sanat-bilgi ilişkisine ve sanatçıların toplumdaki yeri ve önemine ve sanatın, kültür ve uygarlık sürecindeki hayatî yerine de gönderme niteliği taşımaktadır.

Son olarak, Sanat ve Bilgi dergisine yazılarınızla da etkili bir şekilde misyonumuz çerçevesindeki katkılarınızı beklediğimizi tekrar vurgularken, geleceğe umutla bakma kararlılığımızın hiç bir şekilde elimizden alınamayacağı gerçeğinden hareketle tek çözümün, herkesin kendine düşen sorumluluğun bilincine vararak, verimli çaba ve çalışmalarını sürdürebilmek için hayal kırıklıklarına kapılmadan, küsmeden ve küstürülmeden doğru yöne doğru ilerlemesinde olduğunu hatırlatır ve geleceğini kurma çabasında olan insanlığın aydınlığa yöneleceği umudunun hiç bir şekilde kaybedilmemesini umarız.

İstanbul,
Ocak 2004
En İyi Dileklerimizle
Prof. Dr. Tayfun AKKAYA